EsrarengizSair75
SÖZ UÇAR, YAZI KALIR !
Sahi... Biz ne zaman bittik !!!
Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… Korkar
oldum noktalar koymanın ardından yeni cümleler kurmaya... Artık
yokmuşsun, artık yokmuşum, artık yokmuşuz... Gün batımları yokmuş
oturduğumuz odanın sarı duvarlarına yansıyan... Ellerin yokmuş en
beklenmedik anda ellerimle kavuşan... Aşklar yokmuş artık, bir zamanlar
var olduğuna inanılan...
Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… İçimde kırılan bir ayna kaldı
sadece... Geceler yokmuş artık, gündüzler de… Saatlerin kadranları
kırılmış, küsmüş zamana... Kala kala bir rüya kalmış geceleri
buluştuğum... Bir zamanlar bir romantiğin sarhoş eden gitar sesini
dinlediğimiz yer de silinmiş gitmiş haritalardan... Ne çok şey
kalmamış, ne çok hiçbir şey var olmuş yaşanıp bitmişlerden…
Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… En çok da isminin içinde
geçenleri... Bir pusula ömründe ilk kez yanlış yönü göstermiş...
Gururuyla intiharı seçmiş, düşüp kırılmış yanlış yönü gösterdi diye...
Güney de yokmuş artık, kuzey de… Sabahları yaşadığımız doğu silinip
gitmiş, batıysa hiç olmamış ki daha önceden zaten…
Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… Kala kala sadece ve sadece o
kelimeler arasına yerleştirilen birkaç küçük nokta kalmış... Sadece üç
nokta… Apostroflar yokmuş artık, virgüller de çoktan yitip gitmiş
geldikleri masallar alemine... Ne bir ünleme rastlayabilirmişiz artık
bu ucunu göremediğimiz sokağın ortasında, ne de kendini sorgulayıp
duran tek bir soru işaretine…
Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… Yok olmuş dakikalar, saatler,
saniyeler... Ve sen biraz da... Sahi biz hiç var olduk mu dersin? Belki
olduk, belki olmadık... Aslında ne kadar yanıldık, ne kadar aldandık...
Biz koskoca birer yalandık... Odanda dağınıklığımı toplayan bir gölge vardı ya hani, o da yok artık... Dağınıklığım da yok, serzenişlerim, boşvermişliklerim de... Artık biz yokuz ki…
Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… Ancak, bana aldırmadan geçip giden
zaman kalabilirdi ardımdan... Devam etti takvim yaprakları ardı ardınca
koparılıp atılmaya... Aylar yıllara dönüp gitti... Artık ay yok,
yıldızları da kaybettim ne zamandır... Sahi gökyüzü var mıydı seni
sevdiğim zamanlar? Bilmiyorum ama, banyonda her sabah baktığım aynada
gördüğüm siluetin yok artık... Ya da telefonlarda duyduğum sesin... Yoklar ne zaman var oldu! Veda etmeyi mi unuttuk artık olmayanlara yoksa!
Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… İki şehir, bir köprü vardı bir
zamanlar... Eskiden izlediğimiz filmler yok artık, ilk kez gittiğimiz
bale de oynanmadı bir daha hiç... Belki bir tiyatro oyununun ta kendisi
bizdik... Tanrım, sen ve ben ne çok şey yitirdik... Birdik, bizdik,
“en”dik, tektik… Sahi biz ne zaman bittik! Ne kadar zaman geçtiyse
üzerinden, bu gece o kadar yutuyorum sesli harflerimi…
“Ah”larımı yutuyorum artık... Avaz avaz susuyorum, sessiz sessiz
çığlıklar atıyorum bu gece kendi kendime... Bitenlere gülüp başlamak
isteyenlere ağlıyorum... Hüzünler mutlu ediyor beni, mutluluklara ağlıyorum... Her şey ters dönüyor ama ben yırtıp atıyorum bir kağıda yazdığım seni, yutuyorum bütün sesli harflerimi… Elveda sevgili…
Esrarengiz - Sair 75
15/10/2007 | Kategori:Siirler| (0) Yorum yaz! Baglanti
<<Önceki Sayfa |/|Sonraki Sayfa>>
Bu yazıyı arkadaşımda görmeli !
Son Yorumlar